Diş kaybı yalnızca ağızda oluşan bir boşluk anlamına gelmez. Eksik veya ileri derecede madde kaybına uğramış dişler; çiğneme düzenini, konuşmayı, gülüş görünümünü ve ağız içindeki kuvvet dağılımını etkileyebilir. Protetik diş tedavisi, kaybedilmiş veya fonksiyonunu yeterince yerine getiremeyen dişlerin uygun restorasyon ve protez seçenekleriyle yeniden düzenlenmesini kapsayan diş hekimliği alanıdır.
Antakya'da protetik diş tedavisi ve protez uygulamaları hakkında bilgi arayan hastalarda uygulanacak yöntem; eksik diş sayısı, kalan dişlerin durumu, diş eti ve destek dokular, çene kemiği, kapanış ilişkileri ve hastanın bireysel gereksinimleri değerlendirilerek belirlenir.
Diş Hekimi Onur Özen tarafından Antakya'da yapılan değerlendirmelerde amaç yalnızca eksik diş alanını tamamlamak değil; çiğneme fonksiyonu, ağız içi uyum, estetik görünüm ve temizlenebilirliği birlikte değerlendiren kişiye özgü bir tedavi planı oluşturmaktır.
Protetik diş tedavisi; eksik, kaybedilmiş veya ileri derecede hasar görmüş dişlerin fonksiyon ve görünümünü yeniden düzenlemek amacıyla sabit, hareketli veya implant destekli restorasyonların planlandığı diş hekimliği alanıdır.
Halk arasında sıklıkla protez diş, diş protezi, kaplama, köprü veya takma diş gibi ifadeler kullanılır. Ancak protetik tedavi bunların tamamını içine alan daha geniş bir alandır.
Protetik tedaviler arasında hastanın durumuna göre;
• tek diş kuronları,
• diş köprüleri,
• zirkonyum restorasyonlar,
• tam seramik restorasyonlar,
• hareketli bölümlü protezler,
• tam protezler,
• hassas tutuculu protezler,
• implant üstü sabit protezler,
• implant destekli hareketli protezler
gibi farklı seçenekler değerlendirilebilir. Her hastaya aynı protez türü uygun değildir. Hangi yöntemin tercih edileceğine ayrıntılı ağız ve diş muayenesinden sonra karar verilmesi gerekir.
Protetik tedavi yalnızca bütün dişlerini kaybetmiş kişiler için uygulanan bir tedavi değildir.
Tek bir dişin kaybından tam dişsizliğe kadar farklı durumlarda protetik tedavi seçenekleri değerlendirilebilir. Örneğin;
• bir veya birden fazla dişini kaybetmiş,
• ileri derecede madde kaybına uğramış dişleri bulunan,
• kırılmış veya yapısal olarak zayıflamış dişleri olan,
• eski protezleri işlevini yeterince yerine getirmeyen,
• çiğneme sırasında güçlük yaşayan,
• hareketli protez kullanan,
• tüm dişlerini kaybetmiş,
• implant tedavisi sonrasında implant üstü proteze ihtiyaç duyan
kişiler protetik diş tedavisi açısından değerlendirilebilir. Tedaviye uygunluk yalnızca eksik diş sayısına bakılarak belirlenmez. Mevcut dişlerin ve diş etlerinin durumu, kemik desteği, ağız hijyeni, kapanış ilişkileri ve genel sağlık öyküsü de tedavi planlamasının bir parçasıdır.
Protetik diş tedavisi tek bir uygulamanın adı değildir. Hastanın mevcut dişlerine ve tedavi ihtiyacına göre farklı yöntemlerden yararlanılabilir.
Kron, mevcut bir dişin ağızda kalan bölümünü çevreleyerek restore etmek amacıyla hazırlanan sabit bir protetik restorasyondur.
Diş dokusunun önemli ölçüde kaybedildiği bazı durumlarda dişin yalnızca dolgu ile restore edilmesi yeterli olmayabilir. Dişin restorasyona uygunluğu değerlendirildikten sonra kron tedavisi seçeneklerden biri olabilir. Kronlarda kullanılacak materyal ve restorasyon tasarımı; dişin bulunduğu bölge, kalan diş dokusu, kapanış ilişkileri ve klinik gereksinimler dikkate alınarak belirlenir.
Zirkonya esaslı restorasyonlar, günümüzde sabit protetik tedavilerde kullanılan materyal seçeneklerinden biridir. Ancak "zirkonyum her hasta için en iyi kaplamadır" şeklinde genel bir yaklaşım doğru değildir. Materyal seçiminin yapılabilmesi için tedavi edilecek dişin ve çevre dokuların değerlendirilmesi gerekir.
Köprü, bir veya daha fazla eksik dişin oluşturduğu boşluğu tamamlamak amacıyla kullanılan sabit protetik tedavi seçeneklerinden biridir. Klasik diş destekli köprülerde eksik bölgenin çevresindeki uygun dişlerden destek alınır. Köprü planlanırken destek olacak dişlerin;
• periodontal durumu
• mevcut restorasyonları
• yapısal bütünlüğü
• kök ve çevre dokuları
• kapanış sırasında taşıyacağı yük
değerlendirilmelidir. Her diş eksikliği köprü ile tedavi edilmek zorunda değildir. İmplant destekli restorasyonlar ve hareketli protezler de klinik duruma göre alternatif oluşturabilir.
Dental implant, eksik diş bölgesinde proteze destek oluşturmak amacıyla çene kemiğine yerleştirilen yapıdır. İmplantın üzerine yapılan ve ağız içerisinde görünen restorasyon ise protetik tedavinin bir parçasıdır. Bu ayrım hastalar açısından önemlidir:
İmplant ve implant üstü diş aynı şey değildir.
İmplant cerrahi olarak çene kemiğine yerleştirilen bölümü, implant üstü protez ise eksik dişin fonksiyonunu ve görünümünü karşılamak üzere hazırlanan restorasyonu ifade eder. Tek diş eksikliğinden daha geniş dişsizliklere kadar farklı klinik durumlarda implant destekli sabit veya hareketli protezler değerlendirilebilir. İmplant üstü protetik tedavinin planlanabilmesi için implantların konumu, çevre dokular, kapanış ve protez için mevcut alan birlikte değerlendirilir.
Hareketli protezler hasta tarafından ağızdan çıkarılıp yeniden takılabilen protezlerdir. Ağızdaki mevcut dişlerin sayısına ve dağılımına göre farklı tasarımları bulunur.
Ağızda bazı doğal dişlerin bulunduğu ancak sabit bir restorasyonun uygun olmadığı durumlarda bölümlü hareketli protezler değerlendirilebilir.
Bir çenede doğal dişlerin tamamının kaybedildiği durumlarda kullanılan hareketli protezlerdir. Tam protezlerin başarısı yalnızca protezin kendisine bağlı değildir. Çene kemiğinin anatomisi, ağız mukozası, kasların protezle ilişkisi ve hastanın proteze uyum süreci de sonucu etkileyebilir.
Tam dişsiz hastalarda bazı durumlarda implantlardan destek alan hareketli protezler planlanabilir. Bu yaklaşım özellikle klasik hareketli protezlerin tutuculuğunun yeterli olmadığı bazı hastalarda değerlendirilebilir.
Kaç implant gerektiği veya sabit/hareketli hangi protezin uygun olduğu standart bir sayı üzerinden belirlenmez. Hastanın kemik yapısı, anatomik koşulları, mevcut implantları ve planlanan protez birlikte değerlendirilmelidir.
Eksik bir diş bazı hastalarda yalnızca estetik bir problem gibi algılanabilir. Ancak dişlerin ağızdaki konumu ve birbirleriyle ilişkisi zaman içerisinde değişebilir.
Eksik diş bölgesinin durumuna bağlı olarak komşu dişlerde konum değişiklikleri veya karşıt dişlerde boşluğa doğru hareket görülebilir. Çiğneme alışkanlıkları da değişebilir. Bununla birlikte her eksik diş için aynı tedavi yöntemi uygulanmaz.
Tedavi planının amacı yalnızca eksik alanı doldurmak değil; ağız içerisinde sürdürülebilir bir fonksiyon oluşturmaktır.
Eksik dişi bulunan hastaların en sık sorduğu sorulardan biridir. Köprü veya implant arasında herkes için geçerli tek bir doğru seçenek yoktur. Karar verirken;
• eksik diş sayısı,
• komşu dişlerin durumu,
• çene kemiğinin yapısı,
• diş eti sağlığı,
• sistemik sağlık durumu,
• kapanış,
• ağız hijyeni,
• planlanan protezin özellikleri
birlikte değerlendirilir. Örneğin eksik dişin yanındaki dişlerin durumu, köprü planlamasını etkileyebilir. İmplant düşünüldüğünde ise eksik bölgedeki kemik ve çevre anatomik yapılar ayrıca değerlendirilir. Bu nedenle "implant mı daha iyi, köprü mü?" sorusunun yanıtı hastaya özgüdür.
Protetik tedavide başarılı bir sonuç için tedaviden önce yapılan değerlendirme önemlidir.
Dişler, diş etleri, eksik diş bölgeleri ve mevcut restorasyonlar değerlendirilir.
Gerekli görülen durumlarda röntgenlerden yararlanılarak diş kökleri, çevre kemik dokusu, mevcut implantlar veya diğer anatomik yapılar incelenir.
Alt ve üst dişlerin birbiriyle ilişkisi incelenir. Özellikle kapsamlı protetik tedavilerde protezin yalnızca tek bir dişe değil, ağız içerisindeki kuvvet dağılımına göre planlanması önem taşır.
Muayene bulgularına göre sabit veya hareketli protez seçenekleri değerlendirilir. Birden fazla uygulanabilir yöntem bulunduğunda yöntemlerin özellikleri ve sınırlılıkları hasta ile paylaşılır.
Aktif çürük, diş eti problemi veya protetik tedaviyi etkileyebilecek başka ağız-diş sorunları bulunuyorsa gerekli tedavilerin protez aşamasından önce tamamlanması gerekebilir.
Planlanan tedaviye göre ölçü veya dijital kayıtlar, prova aşamaları ve restorasyonun ağıza uyarlanması gerçekleştirilir. Tedavinin aşamaları ve toplam süresi yapılacak protezin türüne göre değişebilir.
Özellikle ön dişlerde yapılan protetik restorasyonlarda hastaların temel beklentilerinden biri doğal görünümdür. Ancak protetik diş tedavisinde yalnızca diş rengine odaklanmak yeterli değildir.
• boyutu,
• formu,
• birbirleriyle ilişkisi,
• diş etiyle uyumu,
• dudaklarla ilişkisi,
• kapanışı
birlikte değerlendirilir. Arka bölgelerde ise çiğneme kuvvetleri ve restorasyonun fonksiyonel özellikleri ayrıca önem taşır. Bu nedenle protetik tedavide estetik, fonksiyon ve biyolojik uyum birlikte ele alınmalıdır.
Protez yapılması ağız bakımına olan ihtiyacı ortadan kaldırmaz. Tam tersine, restorasyonların ve çevre dokuların uzun dönem sağlığı için düzenli ağız bakımı önemlidir. Sabit kron ve köprülerin çevresinde diş fırçalamanın yanında hekimin önerdiği ara yüz bakım yöntemlerinden yararlanılması gerekebilir.
İmplant üstü restorasyonlarda implant çevresindeki dokuların temizliği ihmal edilmemelidir. Hareketli protezler ise düzenli olarak temizlenmeli ve protezin altında kalan ağız dokularının hijyeni sağlanmalıdır. Kontrol sıklığı kişinin ağız sağlığına, protez tipine ve risk durumuna göre belirlenebilir.
Protezlerin kullanım ömrünü tek bir yıl ile ifade etmek doğru değildir. Restorasyonun türü kadar;
• ağız hijyeni,
• destek dişlerin sağlığı,
• diş eti ve kemik dokusunun durumu,
• çiğneme kuvvetleri,
• diş sıkma veya gıcırdatma alışkanlığı,
• düzenli kontroller,
• protezin kullanım biçimi
gibi faktörler de önemlidir. Bu nedenle uzun süredir kullanılan bir kron, köprü veya hareketli protezin yalnızca yaşı nedeniyle değiştirilmesi gerektiği söylenemez. Mevcut durum klinik olarak değerlendirilmelidir.
Kron, köprü veya hareketli protez kullanan kişilerin aşağıdaki durumlarda diş hekimine başvurması uygun olabilir:
• protezde hareket veya gevşeme
• kırılma ya da çatlama
• çiğneme sırasında yeni başlayan rahatsızlık
• protez çevresinde hassasiyet
• diş etinde kanama veya şişlik
• protezin altında veya çevresinde koku/tat değişikliği
• hareketli protezin ağız dokusunda yara oluşturması
protezin kapanışının değiştiğinin hissedilmesi. Sorunun nedeni muayene sonrasında belirlenebilir.
Diş Hekimi Onur Özen'in Antakya'daki diş kliniğinde eksik dişlerin ve protetik tedavi gerektiren dişlerin değerlendirilmesi yapılmaktadır.
Antakya ve Defne başta olmak üzere Harbiye, Samandağ, Altınözü ve Hatay'ın çevre bölgelerinden başvuran hastalarda tedavi planı, kişinin mevcut ağız ve diş durumu değerlendirilerek oluşturulur.
Antakya'da diş hekimi veya Antakya diş kliniği ararken yalnızca uygulanacak protezin adına değil, tedavinin hangi değerlendirmeler sonucunda planlandığına da dikkat edilmelidir. Çünkü protetik tedavinin başlangıç noktası kullanılacak materyal değil, doğru tanı ve kişiye özgü tedavi planlamasıdır.
Protetik diş tedavisi; eksik dişlerin tamamlanması ve ileri derecede madde kaybına uğramış dişlerin restore edilmesi amacıyla sabit veya hareketli protezlerden yararlanılan diş hekimliği alanıdır. Kron, köprü, hareketli protez ve implant destekli protezler bu alanın uygulamaları arasında yer alır.
Tam olarak değil. Protez diş daha geniş bir kavramdır. Kron yani kaplama, protetik tedavide kullanılan restorasyonlardan biridir. Köprüler, hareketli protezler ve implant üstü restorasyonlar da protetik tedavi kapsamındadır.
Her hastaya ve her dişe aynı restorasyonun uygulanması uygun olmayabilir. Dişin kalan dokusu, konumu, diş eti durumu, kapanış ve klinik gereksinimler değerlendirilerek materyal seçilir.
Her iki yöntem de belirli klinik koşullarda değerlendirilebilir. Komşu dişlerin durumu, eksik bölgedeki kemik, ağız hijyeni, sistemik durum ve kapanış gibi faktörler tedavi seçimini etkiler.
Eksik dişin yeri, karşıt ve komşu dişlerin durumu ile kişinin fonksiyonel gereksinimleri değerlendirilmelidir. Her eksik diş için otomatik olarak aynı tedavi uygulanmaz.
Çene kemiğine yerleştirilmiş dental implant veya implantlardan destek alan protetik restorasyonlardır. Tek diş kronlarından tam dişsiz çenelerde kullanılan sabit veya hareketli protezlere kadar farklı tasarımlar bulunabilir.
Protezin türüne bağlıdır. Kron ve köprü gibi sabit restorasyonlar hasta tarafından çıkarılmaz. Hareketli protezler ise günlük kullanım ve temizlik amacıyla hasta tarafından çıkarılıp takılabilir.
Tedavi süresi uygulanacak protezin türüne, ağızdaki mevcut dişlerin durumuna ve protez öncesinde başka tedavilere ihtiyaç olup olmadığına göre değişir. İmplant içeren tedavilerde cerrahi ve iyileşme süreçleri nedeniyle farklı bir zaman planlaması gerekebilir.
Kaplamanın altındaki diş, çevre diş eti veya kapanışla ilişkili farklı nedenler ağrı oluşturabilir. Nedeni belirlemek için klinik ve gerekli görüldüğünde radyografik değerlendirme yapılmalıdır.
Uyum süresi kişiden kişiye değişebilir. İlk dönemde konuşma, çiğneme veya ağız dokularında farklılık hissedilebilir. Vuran veya yara oluşturan bölgeler bulunuyorsa protezin diş hekimi tarafından kontrol edilmesi gerekir.
İlk muayenede mevcut dişler, eksik diş bölgeleri, diş etleri, kapanış ve varsa eski restorasyonlar değerlendirilir. Gerekli görüldüğünde radyografik incelemelerden yararlanılır. Bulgular doğrultusunda uygulanabilecek protetik tedavi seçenekleri belirlenir.
Protezin yalnızca görünümü değil; destek aldığı diş veya implantların durumu, çevre dokularla ilişkisi, temizlenebilirliği ve kapanış içerisindeki fonksiyonu değerlendirilmelidir. Tedavi seçeneği kişisel muayene bulgularına göre belirlenmelidir.
Kişiye özel geliştirdiğimiz protezlerle hem daha estetik hem daha konforlu bir ağız yapısına kavuşun.
Onur ÖZEN / Diş Hekimi