Dişlerdeki çapraşıklıklar, dişler arasındaki boşluklar ve alt-üst çene arasındaki kapanış problemleri yalnızca görünümü değil; çiğneme fonksiyonunu, ağız bakımını ve dişlerin uzun dönem sağlığını da etkileyebilir.
Ortodonti, dişlerin ve çenelerin birbiriyle olan ilişkisini değerlendiren; uygun vakalarda dişlerin kontrollü biçimde hareket ettirilmesini amaçlayan diş hekimliği alanıdır.
Antakya ve Hatay çevresinde ortodontik tedavi hakkında araştırma yapan hastalarda öncelikle mevcut problemin doğru şekilde değerlendirilmesi gerekir. Her çapraşıklık aynı değildir ve her hastada aynı tedavi yöntemi uygulanmaz.
Diş Hekimi Onur Özen'in Antakya'daki kliniğinde ortodontik değerlendirme; hastanın dişlerinin mevcut konumu, kapanış ilişkisi, ağız ve diş sağlığı ile bireysel ihtiyaçları dikkate alınarak gerçekleştirilir.
Ortodonti; dişlerin dizilimi, alt ve üst çenenin birbiriyle ilişkisi ve kapanış bozukluklarının değerlendirilmesiyle ilgilenen diş hekimliği alanıdır.
Ortodontik tedavide temel amaç, gerekli görülen diş hareketlerinin biyolojik sınırlar içerisinde ve kontrollü şekilde gerçekleştirilmesidir.
Tedavide kullanılabilecek yöntemler hastaya göre değişebilir. Bunlar arasında:
• Sabit metal diş telleri
• Estetik braket sistemleri
• Şeffaf plaklar
• Hareketli ortodontik apareyler
• Fonksiyonel apareyler
• Pekiştirme apareyleri
yer alabilir. Hangi yöntemin uygun olduğu yalnızca hastanın estetik tercihiyle değil; dişlerin konumu, kapanış ilişkisi, çene yapısı, periodontal sağlık, yaş ve planlanan diş hareketlerinin özellikleriyle birlikte değerlendirilir.
Ortodontik değerlendirme yalnızca belirgin şekilde çapraşık dişleri bulunan kişiler için gerekli değildir. Aşağıdaki durumlarda ortodontik değerlendirme yapılabilir:
Çenede dişlerin düzgün sıralanabilmesi için yeterli alan bulunmadığında dişler farklı yönlerde konumlanabilir veya birbirlerinin üzerine binebilir.
Diş boyutları ile çene yapısı arasındaki farklılıklar, eksik dişler veya farklı nedenler dişler arasında boşlukların oluşmasına yol açabilir.
Alt ve üst dişlerin birbiriyle ilişkisi normalden farklı olabilir. Kapanış probleminin türüne göre farklı ortodontik yaklaşımlar gerekebilir.
Özellikle üst ön dişlerin belirgin şekilde önde konumlanması hem estetik hem de fonksiyonel açıdan değerlendirme gerektirebilir.
Bazı üst dişlerin alt dişlerin içerisinde kapanması çapraz kapanış olarak tanımlanabilir.
Alt ve üst dişler kapatıldığında bazı dişlerin birbirleriyle temas etmemesi açık kapanış olarak adlandırılır.
Üst ön dişlerin alt ön dişleri normalden daha fazla örtmesi durumunda ortodontik değerlendirme gerekebilir. Bu problemlerin nedeni ve şiddeti kişiden kişiye değiştiğinden tedavi planı da bireysel olarak oluşturulur.
Ortodontik tedavinin en önemli aşamalarından biri tedaviye başlamadan önce yapılan değerlendirmedir.
Antakya'da diş hekimi veya diş kliniği araştırırken yalnızca uygulanacak apareyin türüne değil, tedaviden önce yapılacak kapsamlı ağız ve diş değerlendirmesine de dikkat edilmelidir. Muayenede genel olarak:
• Dişlerin dizilimi,
• Alt ve üst dişlerin kapanış ilişkisi,
• Çapraşıklığın derecesi,
• Dişler arasındaki boşluklar,
• Çene ilişkileri,
• Diş ve diş eti sağlığı,
• Eksik veya gömülü dişlerin varlığı,
• Daha önce yapılmış dolgular ve restorasyonlar,
• Ağız hijyeni
değerlendirilebilir. Gerekli görülen vakalarda radyografik görüntüler, ağız içi fotoğraflar, ölçüler veya dijital ağız içi taramalar tedavi planlamasına yardımcı olabilir.
Günümüzde ortodontik tedavi tek bir yöntemden oluşmaz. Hastanın ihtiyacına göre sabit veya hareketli sistemlerden yararlanılabilir.
Sabit ortodontik tedavinin yaygın yöntemlerinden biridir. Dişlerin üzerine yerleştirilen braketler ve bu braketlerden geçen ortodontik teller aracılığıyla dişlere kontrollü kuvvet uygulanır.
Metal braketler çok farklı ortodontik problemlerin tedavi planlamasında kullanılabilir. Tedavi boyunca belirli aralıklarla kontroller yapılır ve gerekli düzenlemeler gerçekleştirilir.
Ortodontik tedavi sırasında braketlerin daha az fark edilmesini isteyen kişilerde, vaka uygun olduğunda diş rengindeki veya daha şeffaf yapıdaki braketler değerlendirilebilir. Estetik braketler de sabit ortodontik sistemlerdir.
Ancak hangi braket sisteminin tercih edileceği yalnızca görünüm açısından değil, uygulanması gereken diş hareketleri açısından da değerlendirilmelidir.
Şeffaf plak tedavisi, uygun vakalarda dişlerin planlanan konumlara doğru kademeli olarak hareket ettirilmesi amacıyla kişiye özel hazırlanan çıkarılabilir plakların kullanıldığı ortodontik bir yöntemdir.
Plaklar belirlenen sıra doğrultusunda değiştirilerek kullanılır.
Şeffaf plakların çıkarılabilir olması, yemek sırasında ve dişlerin fırçalanması sırasında kolaylık sağlayabilir. Bununla birlikte tedavinin planlandığı şekilde ilerleyebilmesi için plakların hekimin önerdiği kullanım süresine uygun şekilde kullanılması önemlidir.
Bu sorunun herkes için geçerli tek bir cevabı yoktur. Şeffaf plaklar bazı ortodontik problemlerde uygun bir seçenek olabilirken, bazı vakalarda sabit ortodontik sistemlerle daha öngörülebilir diş hareketleri planlanabilir.
Karar verirken:
• Çapraşıklığın derecesi,
• Kapanış problemi,
• Yapılması gereken diş hareketleri,
• Diş ve diş eti sağlığı,
• Hastanın yaşı,
• Plak kullanımına uyumu
birlikte değerlendirilmelidir. Bu nedenle internette yapılan karşılaştırmalardan ziyade bireysel muayene sonucunda yöntem belirlenmesi daha doğru olacaktır.
Hayır. Şeffaf plak sistemleri günümüzde birçok farklı ortodontik problemin tedavisinde kullanılabilse de her hasta ve her diş hareketi için aynı derecede uygun olmayabilir.
Bazı vakalarda sabit diş telleri, bazı vakalarda şeffaf plaklar veya farklı ortodontik uygulamalar tercih edilebilir.
Dolayısıyla "şeffaf plak mı yoksa diş teli mi?" sorusunun cevabı ancak mevcut ortodontik problemin değerlendirilmesinden sonra verilebilir.
Evet. Ortodontik tedavi yalnızca çocuklara ve gençlere uygulanan bir tedavi değildir.
Dişleri çevreleyen dokuların sağlıklı olması ve gerekli klinik koşulların bulunması durumunda yetişkinlerde de ortodontik diş hareketleri planlanabilir. Yetişkin hastalarda özellikle:
• Diş eti ve kemik sağlığı,
• Eksik dişler,
• Kaplamalar ve dolgular,
• İmplantlar,
• Daha önce yapılmış diş tedavileri
planlama sırasında ayrıca değerlendirilir. Bu nedenle yetişkin ortodontisi kişiye özel değerlendirme gerektirir.
Çocuklarda ortodontik değerlendirme yalnızca bütün kalıcı dişlerin çıkmasını beklemek anlamına gelmez.
Bazı çene gelişim problemleri, çapraz kapanışlar, yer darlıkları, erken süt dişi kayıpları veya sürme problemleri daha erken yaşlarda fark edilebilir.
Erken değerlendirme yapılması her çocukta hemen diş teli tedavisine başlanacağı anlamına gelmez. Bazı çocukların yalnızca büyüme ve diş gelişiminin belirli aralıklarla takip edilmesi yeterli olabilir.
Ortodontik tedavi süresi kişiden kişiye değişir. Tedavinin süresini etkileyebilecek faktörlerden bazıları şunlardır:
• Ortodontik problemin türü
• Çapraşıklığın derecesi
• Yapılması gereken diş hareketleri
• Hastanın yaşı ve biyolojik özellikleri
• Kullanılan ortodontik sistem
• Kontrol randevularına uyum
• Şeffaf plak veya elastiklerin önerildiği şekilde kullanılması
• Ağız ve diş sağlığının korunması.
Bu nedenle muayene yapılmadan kesin bir tedavi süresi verilmesi doğru değildir.
Ortodontik tedavi sırasında özellikle ilk uygulama sonrasında veya kontrol randevularından sonra dişlerde geçici hassasiyet ve basınç hissi oluşabilir. Bu durum genellikle dişlere uygulanan ortodontik kuvvetlerle ilişkilidir.
Sabit braketlerin yanak ve dudak iç yüzeyinde başlangıç döneminde oluşturabileceği tahrişler de görülebilir. Şikâyetin niteliği veya süresi beklenenden farklıysa hekime danışılması gerekir.
Ortodontik tedavi sırasında ağız hijyeni özellikle önemlidir. Braketlerin ve tellerin çevresinde yiyecek artıklarının ve dental plağın birikmesi daha kolay olabilir. Bu nedenle tedavi boyunca:
• Dişler düzenli ve dikkatli şekilde fırçalanmalı,
• Braketlerin çevresi temizlenmeli,
• Gerektiğinde ara yüz fırçası kullanılmalı,
• Diş araları uygun yöntemlerle temizlenmeli,
• Hekimin önerdiği ağız bakım ürünleri kullanılmalı,
• Düzenli diş hekimi kontrolleri aksatılmamalıdır.
Yetersiz ağız hijyeni; diş eti problemleri, çürükler ve diş yüzeyinde mineral kaybıyla ilişkili beyaz lekelerin oluşma riskini artırabilir. Ortodontik tedavinin amacı yalnızca dişlerin konumunu değiştirmek değil, tedavi sonunda sağlıklı diş ve diş eti dokularının korunmasıdır.
Ortodontik aktif tedavi tamamlandıktan sonra dişlerin yeni konumlarının korunması için pekiştirme (retansiyon) dönemi başlar.
Bu dönemde sabit veya hareketli pekiştirme apareyleri kullanılabilir.
Dişleri çevreleyen dokuların yeni konuma uyum sağlaması zaman alır. Ayrıca dişlerde yaşam boyunca çeşitli nedenlerle hareket meydana gelebilir.
Bu nedenle pekiştirme tedavisi ortodontik tedavinin önemli bir parçasıdır. Hangi retainer'ın kullanılacağı ve kullanım süresi hastaya göre belirlenir.
Ortodontik tedavi yalnızca daha düzgün görünen dişler elde etmek amacıyla değerlendirilmemelidir. Belirli ortodontik problemlerin düzeltilmesi:
• Dişlerin temizlenmesini kolaylaştırabilir,
• Uygun kapanış ilişkisine katkıda bulunabilir,
• Çiğneme fonksiyonunu destekleyebilir,
• Dişlerdeki düzensiz temasların değerlendirilmesine yardımcı olabilir.
Bununla birlikte ortodontik tedavinin gerekliliği ve sağlayabileceği faydalar hastanın mevcut durumuna göre değerlendirilmelidir.
Antakya, Defne ve Hatay çevresinde ortodontik tedavi araştırırken yalnızca diş teli fiyatları veya şeffaf plak fiyatları üzerinden karar verilmemelidir.
Ortodontik tedavi uzun dönemli takip gerektirebilen bir süreçtir. Tedavi öncesinde şu soruların yanıtlarının anlaşılması önemlidir:
• Ortodontik problem nedir?
• Tedavinin amacı nedir?
• Hangi tedavi seçenekleri uygulanabilir?
• Önerilen yöntemin alternatifleri var mıdır?
• Tahmini tedavi süresi nedir?
• Tedavinin olası riskleri ve sınırlamaları nelerdir?
• Tedavi bittikten sonra pekiştirme tedavisi nasıl yapılacaktır?
Tedavi planı bu değerlendirmeler sonucunda kişiye özel olarak oluşturulur.
Ortodonti; dişlerin dizilimi ile alt ve üst çenenin birbirleriyle olan ilişkisini değerlendiren ve gerekli durumlarda dişlerin kontrollü şekilde hareket ettirilmesini içeren diş hekimliği alanıdır.
Çapraşık dişler, dişler arasındaki boşluklar ve çeşitli kapanış bozukluklarının tedavisinde sabit ortodontik sistemlerden yararlanılabilir. Tedavinin gerekli olup olmadığı muayene sonucunda belirlenir.
Şeffaf plaklar, dişlerin planlanan konumlara doğru kademeli olarak hareket ettirilmesi amacıyla kişiye özel hazırlanan çıkarılabilir ortodontik apareylerdir.
Her hasta için tek bir yöntem daha iyi değildir. Seçim ortodontik problemin türüne, yapılması gereken diş hareketlerine, ağız sağlığına ve hastanın tedaviye uyumuna göre yapılır.
Uygun ağız, diş, diş eti ve destek doku koşullarının bulunması halinde yetişkinlerde de ortodontik tedavi uygulanabilir.
Kesin bir üst yaş sınırından söz etmek doğru değildir. Yetişkin hastalarda dişlerin ve dişleri destekleyen dokuların sağlık durumu özellikle önemlidir.
Çocukların diş ve çene gelişimi sırasında ortaya çıkan bazı problemlerin erken dönemde fark edilmesi yararlı olabilir. İlk değerlendirme her zaman hemen tedaviye başlanacağı anlamına gelmez.
Süre; ortodontik problemin türüne, diş hareketlerinin miktarına ve hastanın tedaviye uyumuna göre değişir. Muayene yapılmadan kesin süre verilmesi doğru değildir.
Evet. Hatta sabit ortodontik tedavi sırasında ağız hijyenine daha fazla dikkat edilmesi gerekir. Braket çevrelerinin ve diş aralarının düzenli temizlenmesi önemlidir.
Diş teli doğrudan çürüğe neden olmaz. Ancak braket çevresinde plak birikmesi kolaylaşabileceğinden yetersiz ağız hijyeni çürük ve mine yüzeyinde beyaz leke riskini artırabilir.
Çıkarılabilir şeffaf plaklar genellikle yemek sırasında ağızdan çıkarılır. Kullanım ve bakım konusunda hekimin verdiği talimatlara uyulmalıdır.
Ortodontik tedaviden sonra dişlerin yeni konumlarının korunması amacıyla çoğu vakada pekiştirme apareyleri kullanılır.
Kullanım şekli ve süresi hastaya ve tedaviye göre değişir. Dişlerde uzun dönemde de hareket meydana gelebileceğinden retansiyon planına uyulması önemlidir.
Aktif çürük, diş eti hastalığı veya yetersiz ağız hijyeni bulunuyorsa bunların ortodontik tedavi öncesinde değerlendirilmesi önemlidir.
İlk aşamada dişlerin dizilimi, kapanış ilişkisi ve ağız-diş sağlığı değerlendirilir. Gerekli durumlarda radyografik incelemeler, fotoğraflar, ölçüler veya dijital taramalardan yararlanılarak tedavi seçenekleri belirlenebilir.
Daha parlak gülüşleriniz için var gücümüzle çalışıyoruz..
Onur ÖZEN / Antakya Diş Hekimi